Bir kaşık mideye, bir kaşık yere

Bebeklerimizin emzirme döneminden çıkmaları ve kaşık mamasına başlamalarından itibaren yeni bir dönem başlar. Artık yeni bir şeyleri, hayatlarının sonuna kadar yapacakları bir eylemi, yemek yemeyi öğrenme zamanıdır.

Yemek yeme alışkanlığına adım

Biz anneler, hiçbir zaman çocuğumuzun yeterince doyduğundan emin olamadığımız için, elimizde kaşıklarla onların ağzına yemek tıkmaya pek meraklı olmuşuzdur. Veya çocuklarımız bağırıp çağırdıklarında yemekle, tatlıyla onları sakinleştirmeye çalışırız. Oysa onların bu küçük yaşlarında yaptığımız, bize zararsız gelen bu hatalar, onların bütün yemek alışkanlıklarının temelini oluşturacaktır. O yüzden ne kadar erken doğru yemek alışkanlıklarını onlara kazandırırsak o kadar iyi olur.

Bırakın o yapsın

Bir çocuğun yemem alışkanlığını kazanabilmesi bir süreçtir. Bu süreç kimi ailelerde kolay geçer, kimi ailelerde ise ciddi bir problem olarak yaşanır. Bu dönemde annelerin en büyük isteği ise, çocuklarının bir an önce kendi başına yiyebilmesidir; ama dökmeden, ama üstünü kirletmeden, masada oyun oynamadan ve en kısa sürede yiyebilmesi istemektedir. Elbette bir çocuğun tek başına yemeyi ve masa adabına uygun beslenebilmeyi öğrenmesi, gelişim sürecinin bir parçasıdır. Buna ne kadar çok izin verirsek, gelişimlerine o kadar katkıda bulunabiliriz. Aç olan çocuk, elinde kaşığı ile yemeğini ağzına götürürken yarısını dökecek ama öbür yarısını da mideye indirmeyi başaracaktır.

Sabırlı davranın

Sabırlı davranmayan, bu anlamda esneklik gösteremeyen anneler bu süreci uzatmaktadırlar. Çocuklarını yedirerek aslında kendilerine bağımlı kılmaktadırlar. Hem bir an önce yesin, hem de tabaktakilerin tümü bitsin diye birçok anne çocuğuna kendi yedirmeyi seçmektedir. Bazıları da, yemek yemeyi reddettiğinde çocuğu oyalamak ve fark etmeden yemesini sağlamak için televizyon karşısında yemek yedirmektedir. Buradaki en büyük istek tabaktakilerin bitirilmesidir. Oysa amacımız sağlıklı yemek yeme alışkanlığının kazandırılması olmalıdır. Tabaktaki porsiyon miktarını değiştirmeniz, beslenme miktarına göre ayarlamanız da mümkündür.

Artık kaşık tutabiliyor

10. aydan itibaren çocuğun kaşık tutabilmesi mümkündür. Elbette ki kaşığı ağzına götürürken üstünü başını kirletecektir. Yeme alışkanlığını kazandırabilmek için bir takım şeylerin göze alınması gerekir; öncelikli olarak üstünün ve yerlerin kirlenmesi göze alınmalıdır. Çocuk ellerini mamaya sokabilir, hatta mamalı ellerini saçlarına götürebilir. Birçok anne, böyle bir manzarayı hoş görmediğinden, kendi yedirmeyi tercih eder. Hem etraf kirlenmez, hem de kısa sürede yemek yeme eylemi bitmiş olur.

Oysa çocuğun etrafı kirletmeden kaşık tutabilmesi için deneyime gereksinim duyar, deneyim ise yaşayarak elde edildiğinden, bu dönemde annelerin sabırlı olması gerekmektedir.

Televizyonu araç olarak kullanmayın

Yemek yemesi için televizyonun açılması kısa vadede çözüm sağlar gibi görünse de, aslında yarardan çok zarar getirmektedir. Televizyon eşliğinde yemek yeme alışkanlığı bir kere kazanılırsa, hem vazgeçmek zor olmaktadır, hem de ileriki yıllarda obeziteye davetiye çıkarmaktadır. Yemek televizyon karşısında değil, sofrada yenmelidir ve bu sürede televizyon kapatılmalı, dinlendirici bir müzik tercih edilmelidir. Bu sisteme ne kadar önce başlarsanız, o kadar iyi olur. Televizyon karşısında yemek yedirme işlemini denememeniz en doğrusudur. Televizyon çocuğun beslenmesini de olumsuz etkiler. Bu yüzden sofra çocuk için cazip hale getirilmelidir; " tabağındakini bitir ", yemek bitmezse akşamki diziyi izleyemezsin" gibi pazarlık ve cezalardan kaçınılmalıdır.

Sofrada beraber oturun

1 yaşından itibaren çocuk mama iskemlesiyle birlikte sofraya dahil edilmelidir. Çocuğunuz yemek yeme yerinin sofra olduğunu bilmelidir. Bu şekilde çocuk yemek zamanının belli bir düzende olduğunu erken yaştan itibaren öğrenmeye başlar. Bu yaşlarda kaşık tutma becerisi, yetişkininki gibi olmayacağından ağzına götürebileceği sertlikte ya da kaşıktan dökülmeyecek ( püre gibi )  besinler tercih edebilir. Zaman zaman yaşı gereği yemek yemeyi reddedebileceği unutulmamalıdır. Bu sistem içinde yemek zamanı birlikte olunabilecek, günlük paylaşımların yapılabileceği büyük bir fırsattır. Bu düzenin küçük yaşta oluşturulması, ileriki yıllarda beslenme düzeni açısından hem kolaylık sağlar hem de aile üyelerinin iletişimi bu düzenle desteklenir.

Evinizin kuralları olsun

Bazen de her şeyiyle yolunda giden düzenler birden bozulabilir. Özellikle çocuğun sosyalleşme başladığı dönemlerde bu tip değişikliklere daha sık rastlarız. Gittiği yuvada ya da arkadaşlarının evinde farklı uygulamalar gören çocuğunuz, bunları evde de talep etmeye başlar: "Ama Ahmet yemeğini salonda yerde yedi" veya "Ama Ayşe'nin yemeği tepsiyle odasına geldi" gibi. O zamanlarda daha sabırlı olmanız gerekecektir. Her evin kendi düzeni ve kuralları olduğunu ona anlatabilirsiniz. O evde, o kurallara izin verildiği sürece uyabileceğini ama burada bunun mümkün olmadığını söyleyebilirsiniz. Ve arkadaşları gelince onlar da bu evin kurallarına uyacaktır. 3 - 4 yaşındaki çocuğunuz bundan hoşlanacak ve arkadaşları geldiğinde, onları kendi evinin kurallarına uyması için uyaracaktır.